MOBİLYA SEKTÖRÜNDE HEDEF İLK BEŞE GİRMEK

Mobilya Sanayi ve İş Adamları Derneği (MOBSAD) Genel Sekreteri Barış Görgüç’ün İhracat Dergisi’ne verdiği röportajında, 2023 yılı ihracat hedeflerinin dünyada ilk beşe girmek olduğunu söyledi.

2023 vizyonu doğrultusunda hedeflerini dünyada ilk beşe girmek olarak belirleyen mobilya sektörü, ihracatında yeni pazarlara doğru yola çıkmaya hazırlanıyor. Rusya başta olmak üzere eski Sovyet Cumhuriyetleri, İran ve Irak ve yakın coğrafyadaki sınır ülkelerle ticaretini geliştiren sektör Nijerya ve Güney Afrika’yı yeni pazar olarak ekledi. MOBSAD Genel Sekreteri Barış Görgüç; ’’Dünya’nın en büyük mobilya ithalatçısı olan, ABD pazarı hakkında özel bir proje yürüten MOBSAD’ın ilk etapta bir lojistik üssü kurarak bölgesel penetrasyon yoluyla ihracat rotasını değiştirmeyi hedeflediğini söylüyor.

Lojistik merkezi çalışmalarını da ABD ve Kuzey Amerika pazarı için sürdürdüklerini belirten Görgüç, ‘Yakın coğrafyamızdan Dubai, Moskova ve Bakü örneklerinde gördüğümüz pratik uygularımız ile adını böyle koymasak bile üyelerimiz açısından gerekli lojistik katkıları sağlıyor. Ancak asıl hedefimizi kurma noktasına geldiğimiz Sektörel Dış Ticaret Şirketi ile tüm bu çalışmaları bütüncül bir yaklaşımla ele alıp tek elden yürütmeyi planlıyoruz’’diyerek hedeflerini dile getirdi.

Mobilya sektöründe üretim artışı istihdamı arttırdı.

Mobsad Genel Sekreteri Barış Görgüç, ‘’Aynı dönem aralığında üretim hacmimiz 3-4 milyar dolar rakamlarına zor ulaşırken, bugün perakende rakamlarıyla 11 milyar dolara ulaşılmıştır. Verimlilik ve ölçek ekonomisinin etkisiyle firmalar hızla büyüyüp, Dünya standartlarında üretim yapan firmalar haline geldiğini söyleyen Görgüç, mağazalarda dahil edildiğinde neredeyse 65 bin işyerinin bulunduğunu söylüyor. Dönemsel olarak ufak değişikliklere bağlı olsa da 250 Bin kişiden fazla olan toplam istihdamının, yaklaşık 200 bin’lik kısmı doğrudan üretim süreçlerinde görev alan  çalışanlardan oluşmaktadır, diyen Görgüç, iş ve işçi hacminin her geçen gün genişlediğini belirtiyor.

Arap Baharı Mobilya sektöründe talep daralması yarattı.

Görcük, ‘‘Son on yılda (sadece 2008 yılını ve kriz koşullarındaki küresel küçülme hariç) üretimi, ihracatı, istihdamı ve imajı gelişen nadir sektörlerden biri olan mobilya sektörünün rakamlarına göz atacak olursak;  2003 yılında 430 milyon dolar olarak karşımıza çıkan ihracat, bugün (2012 sonu) 2 milyar dolar seviyesini aşarken ,2013 beklentisi artık, 2,5 milyar dolar olarak önümüzde görülüyor. Bu arada belirtmek gerekir ki, Arap Baharı ihracatımızda yeni yeni ivme kazanan ülkelerden başta Libya olmak üzere bazı pazarların da geçici olarak kaybına yol açtığını dile getiren Görcük ,’’Ancak 2012 ile birlikte yeniden imar hamlesine girişilen  Libya’dan ciddi talep artışı olduğunu ifade ediyor. Görcük, İhracatta 2012 sonu itibariyle ilk beş sırayı Irak, Libya, Almanya, Azerbaycan ve Libya’nın  aldığını önemle altını çiziyor.

Küçük işletmelerin sektördeki sıkıntıları

Görgüç, ’’Üyelerinin büyük çoğunluğu İstanbul, Ankara, Bursa ve İzmir gibi illerde olduğunu bildirirken, MOBSAD açısından Nisan Ayı’nda açıklanan Teşvik Paketinin ihtiyacının çok olmadığını  söylüyor. Görgüç,’’ Genele bakıldığında önemli orman varlığının olduğu Kastamonu-Çankırı gibi illerin orta vadede önünü açabilecek yaklaşımlar ile desteklenirse, paketin sektörel fayda sağlama olasılığı güçlenecektir’’diye ekliyor.

Sektörün bir başka temel sorununa da değinen Görgüç, enerji maliyetleri ve enerjiye ulaşım konusudur ki bu hususta ciddi bir ilerlemeye büyük ihtiyaç olduğunu, Küçük sanayi siteleri ve OSB’lerde yaşanan sorunların yanı sıra, özellikle butik üretim yapan firmaların zamanla şehrin kuşatmasıyla merkezi bölgelerde kalması, şehir cereyanı ile sanayi tipi elektrik kullanımı kargaşasını getirdiğini ifade ediyor.

Mobilya sektörüne navlun desteği sağlanacak mı?

ABD ve yakın komşuları Meksika-Kanada piyasasının bir başka büyük ve iştahlı Pazar olmasına rağmen firmaların henüz yeterince bu bölgede yer alamadıklarına da değinen Görgüç, sebebin navlun giderleri gibi gözükmekle birlikte, tedarik zincirinde yaşanacak zamanlama sorunları da üreticilerin de geride kaldığını dile getirdi.

Navlun desteği verilmesi gibi bir talebi olan mobilya sektörünün, bu beklentisinin karşılık bulması kısa vadede ihracata adeta doping olabilecek kadar hızlı sonuçlar vereceğinin altını çizen Görgüç,‘’ Özel sektörün önderliğinde, Dünya’da Plantasyon Ormancılığının gelişmesiyle ortaya çıkan FSC gibi sertifikasyonların talebiyse pratikte Türk firmalarının önünde engeldir. Bu konuda sektörün genelinde bir rahatsızlık mevcut ve özellikle ihracatçılar Birliği ve Mobilya Sektör Meclisi kanalıyla konunun gündemde tutulduğunu belirtiyor.

2023’e Yaklaşırken İhracatta Ara eleman sorunu.

‘’Dış açık verdirmeyen, hatta ihracatı ithalatını ikiye katlamış bir sektör olarak mobilyanın orta vadede karşısına çıkabilecek engellerin başında,  Türkiye’deki orman kaynağının yetersiz kalabilme ihtimali gözükmektedir ‘‘diye belirten  Genel sekreter Görgüç; ‘’2023 yılına en az 7-8 milyar dolar ihracat hedefi ile yürüyen Türk mobilya sektörü, yetişmiş ara eleman sorunu gittikçe büyürken önlemlerin alınması için gecikilmemesinin şart olduğunu söylüyor.

MOBSAD’ın eleman konusundaki çalışmalarına da değinen Görgüç, kendi şartlarında ihtiyacı olan ara elemanı bulabilmek için İSMEK, Çıraklık Eğitim Merkezleri, marangozlar Odaları ve Üniversiteler ile işbirliği içinde olduklarını da ifade etti.

Yabancı yatırımcıların yerli üreticiyle bağdaştırılması gerekiyor.

MOBSAD Genel Sekreteri Barış Görgüç; ‘’Mobilya ithalatımız , 1 milyar dolar sınırına henüz hiç ulaşamasa da özellikle Çin’den yapılan 34, 3 milyon dolar tutarlı dış alım rahatsız edici olmalıdır. Zira tasarımla temayüz etmiş İtalya’dan 93 milyon, kalitesiyle öne çıkan Almanya’dan 88 milyon dolar  ile kıyaslandığında, Çin’in nitelik ve nicelik olarak ithalatımızda gereğinden daha büyük bir yer tutmaya başladığını göz ardı edemeyiz. Bunun yanı sıra örnekleri yavaş yavaş Türkiye’ye de giren, yabancı zincir mobilya AVM’lerinin gelişmesi de dikkatle izlenmelidir.  Yapılması gerekenin ,otomotivde markası olmayan bir ülkeye gelmek isteyen bir büyük markaya verilen teşvikler gibi uzun yıllara yayılan vergi teşviki, arazi tahsisi gibi davetkâr düzenlemeler olmadığı açıktır. Bu zincirlerin mobilya üreticisi bir ülkeye gelirken, yerli üretici ile işbirliği yapmasının özendirilmesi ile ekonomimize ve sektörümüze katkısı olacağını’’ söylüyor.

Görgüç, Mobsad olarak, ‘’İhracatımızda karşımıza sıklıkla çıkan “kilo problemi” ya da benzeri engeller bizim açımızdan şevk verici bir unsur olarak görülüyor. Zira bu sayede daha yüksek katma değerli, marka gücüne dayanan ve tasarım odaklı bir ihracata yöneliyoruz’’diye belirtirken, Görgüç; ‘’Ülkemize yapılan ithalatta bizim tarafımızdan uygulandığında ise, özellikle Uzak Doğu menşeili ucuz ve düşük kaliteli mobilyalar için caydırıcı bir önlem olmaktan uzak olabilir. Kısmen de olsa bu tedbirlerin ülkemize gelen standart dışı sayılabilecek kalitedeki mobilyaların iç piyasamıza akmasını yavaşlatabileceğini söyleyebiliriz’’şeklinde konuştu.

Görgüç,’’DTO ve AB ticari müktesabatına bağımız, ülkemizin bu tarz korumacı tedbir alarak yerli sanayiyi destekleme hususunda adım atmasını zorlaştırmaktadır. Örneğin, Rusya’nın kilo bazında olmasa da “asgari fiyat baremi uygulaması” ile ihracatımızın önünde ciddi bir koruma duvarını tuttuğunu göz ardı edemeyiz. Benzeri bir sıkıntının kısmen Bulgaristan ile de sürdüğünü not edebiliriz’ ‘diyerek sektörün dış piyasadan kaynaklanan sıkıntılarını da önemle vurguluyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

HEDEF 4 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT

Pandemi döneminin yıldızı parlayan sektörlerinin ba­şında gelen mobilya sektörü 2020’de ihracatta 2019 rakamlarını koruyarak yılı …