Ana Sayfa / Haberler / Basında / KEŞKE HER SEKTÖRÜMÜZ MOBİLYACILIK GİBİ OLSA

KEŞKE HER SEKTÖRÜMÜZ MOBİLYACILIK GİBİ OLSA

Sedat Yılmaz Yeni Akit 20 Nisan 2018 Tarihli köşe yazısı

Klasik bir sözdür, “Her doğruyu, her yerde söylememek lazım” diye…

Söz doğrudur ama doğru sözü bekleyenleri unutmadan, bekletmeden ve sözleri eğip bükmeden doğru yer ve doğru zamanda söylemenin de çok doğru olacağını iyi bilmek gerekir.

Mesela adalet gibi… Adaleti geciktirirseniz adalet olmaz, adalet zulme dönüşür. Doğru sözü geciktirirseniz, öyle bir zaman gelir, doğru söz doğruluktan çıkıp kötü emellere hizmet eder…

Günlerdir yazılarımızda eğitimimizin bugünkü halini, bilhassa mesleki eğitim ile ekonominin bağlantısını dünyadan misallerle özet olarak okuyucularımızın görüşlerine sunduk. İstifade edilebilmişse bundan sadece mesut oluruz…

Türkiye’nin mevcut mesleki eğitimini, ihracatı artırıcı, ithalatı azaltıcı şekilde sistemleştirmek belki yıllar alacak ama bugünden kollar sıvanırsa 2023 yılına gelindiğinde en azından karla kapanmış yollarda bir çığır açılmış olacak…

Ülkemizin makro bazda problemleri olduğu gibi mikro alanda da sorunları var. Bunlar çözülemeyecek meseleler değil… İyi şeyler olsa da sadece zamanlama konusunda belirsizlikler yaşandığından iyi kötü gibi bazen de kötü de, iyi gibi algılar oluşturabiliyor.

Bazı okuyucularımız “Yahu ortalık seçim seçim diye yıkılıyor… Milletin önüne 24 Haziran’da sandık konacak… Sen hâlâ makrodan, mikrodan bahsediyorsun… Arkadaş sadede gelsene!” diyebilirler. Doğrudur… Halkın, gazetelerinde gündeme yönelik, gündemi yorumlayan yazılar görmeleri haklarıdır… Fakat bu açığı diğer arkadaşlarımız güzel üsluplarıyla kapatmaya çalışıyorlar ve çalışacaklardır da…

Ancak halkın kısa vade için değil, uzun vadede de geleceğine dair fikirleri görmek, okumak hakları değil midir? Biz daha çok ileriki yılları göz önünde bulundurarak bugünden ekonomiyi, ekonomik gelişmeleri ve halka yansımalarını anlatmayı tercih ettiğimizden biraz geç anlaşılıyor olabiliriz… Anlaşıldığımızda biraz geç olacak belki ama, zamanı geldiğinde görevimizi yaptığımız için en azından vicdan azabı duymayacağız!

Her neyse, ithalatın yüksekliği sebebiyle dış açık, cari açık diğer ifadeyle döviz açığı verdiğimiz bu zamanda cari fazla verendış açık vermeyen sektörlerimizin durumunu sizlerle paylaşmak istiyorum…

Bugün ilk olarak yazıma mobilya sektörünü konu edineceğim…

Mobilya sektörü; otomotiv, kimyevi maddeler ve tekstil-konfeksiyon gibi yüksek ihracat hacmi olmasa da geçen yılki rakamlara göre 2,7 milyar dolarlık ihracatıyla cari fazla veren örnek bir sektörümüz… Keşke her sektörümüz tasarıma, markalaşmaya, projeleşmeye, yüksek katma değer üretmeye ve reel pazarlar aramaya tam anlamıyla önem verebilse, yani mobilya sektörü gibi olsa!

Sektörü daha derinlemesine irdelemek üzere Mobilya Sanayi İş Adamları Derneği (MOBSAD) Başkanı Nuri Gürcan ile bir araya geldik. MOBSAD gözlüğünde sektörel dersler çıkarmaya çalıştık…

Dernek; mobilya sektörünün gerçek gücünü göstermesi, Türk mobilyacılarını dünya pazarlarına açması ve mobilyanın ekonomide parlayan bir yıldız haline gelmesi için gecesini gündüzüne katıyor.

18 yıldır faaliyet gösteren dernek, küçük ve orta ölçekli işletmeleri bir araya getirmiş… İhracat, pazarlama, tasarım, Ar-Ge ve özellikle markalaşmada olmazları başarıyor. MOBSAD’ın 40 üyesi var ama yüksek katma değerli ürünleriyle mobilya ihracatının büyük yükünü üstlenmişler… Derneğin en önemli hedefi, diğer sektörlerimize de örnek olacak kayıt dışılığı önleyen bir kurumsallık yapısı oluşturmak.

Öncelikle sektörden kısa notlar vereyim…

Bu kadar baskılamaya, zorluklara rağmen mobilya sektörümüz dünyada 14’üncü sırada. Toplamda 36 bin mobilya üreticimiz var. 202 gümrük kapısına ihracat gerçekleştiriliyor. Sadece iç piyasada 45 milyar lira civarında satış yapan sektör, bu yıl itibariyle ihracatını 3,5 milyar dolara çıkarma hedefinde. Tüm sektörlerde büyüme yüzde 11 iken, mobilyada yıllık büyüme oranı yüzde 25. Mobilya sektörü bu yıl yüzde 30 büyümeyi öngörüyor. Mobilya üretim endeksi yüzde 66’ya, mobilya üretim kapasitesi de bugün 20 milyar dolara ulaştı.

Fakat MOBSAD’ın mobilyada farklı bir duruşu var… Sektör ortalama 1 kilogram ihracatı 3,5 dolara gerçekleştirirken, yüksek katma değerli üretim yapan MOBSAD üyelerinin 1 kilogram ihracatı ortalama 25 dolar. Diğer taraftan mobilya, cari fazla vererek ülkedeki tüm sektörlere örnek olmaya çalışırken MOBSAD ise uyguladığı projelerle kendi sektöründe kutup yıldızı mesabesinde.

Tabi kısa notlardan her şeyin iyi olduğunu zannetmeyiniz… Sektörde can sıkıcı diyebileceğimiz sorunlar da mevcut. Evet, kurumsallaşmak ya da kurumsallaşamamak… Türkiye’de birçok işletmenin en büyük sorunu da bu değil mi zaten!

İşte MOBSAD’ın yani mobilya sektörünün güzide derneğinin derdi de bu… Dernek kayıt dışılığa adeta savaş açmış… MOBSAD üyeleri, sektörü kayıt altına alabilmek, yüksek katma değerli üretim ve kurumsallaşmış üye sayısını artırabilmek uğruna yoğun gayret gösteriyor.

Tabi burada, “Firmalar acaba merdiven altını niçin seçiyor?” ya da “Firmalar merdiven altından neden çıkamıyor?” ilk akla gelen sorular… Buyurun cevaplayalım!

Benim bildiğim, öncelikle bürokrasi… Sektör bu yüzden tam anlamıyla destek ve teşviklere rahat ulaşamıyor… İkincisi merdiven altını kullanarak taklit ürünlerle kısa yoldan az emek, az sermaye ile çok kazanç elde etme isteği… Üçüncüsü yüksek vergiler… Her kesimin ihtiyacı olan mobilya bugün lüks ürün statüsünde… Yüzde 18 KDV’ye tabi… Böyle olunca sektörde kayıt dışılık artıyor.

Aynı konuya devam etmek temennisiyle…

Kaynak: Yeni Akit

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

TASARIMCI DÜŞÜNCE (DESIGN THINKING) EĞİTİMİ

TASARIMCI DÜŞÜNCE (DESIGN THINKING) EĞİTİMİ 10-11 TEMMUZ 2018, İSO Odakule SAYIN MESLEK KOMİTESİ ÜYEMİZ, Tasarımcı …